GALERİ

www.ozkanturker.com


 

Anasayfa  Galeri Menü

North American A-36 Apache
Accurate Miniatures 1/48
Ahmet Dönmez

Diğer  üreticilere göre  kıyasla oldukça ufak bir firma olan ve  söylenceye göre  göre kendileri de plastik model yapan bir grup insan tarafından  kurulan “Accurate Miniatures” 1994 yılında, ilk uçak modelleri olarak P51, P51A  ve A36 dan oluşan  Allison Motorlu Mustang serisini çıkardı.  Yetmişlerde üretilmiş Monogram kitlerine kıyasla mükemmel kaliteleri nedeniyle, büyük beğeni topladılar. Satışa çıkalı 10 yıl gibi bir süre olmasına  rağmen bu mükemmel  modelleri  hala bulabilmek mümkün.  

 

Çok detaylı ve oldukça doğru olan  bu serideki tüm modeller, kanatlar, burun ve ufak tefek bazı detaylar kapsayan, iyi düşünülmüş bir çerçeve cambazlığı ile, aynı temel kalıbı kullanıyor. Örneğin, A36  Modeli diğer varyantlardan; kanatlardaki hava frenleri,  büyük  iniş ışığı, burundaki daha geniş radyatör alığı gibi farklarla ayrılıyor. Üretici için oldukça yararlı olan bu cambazlık, özellikle bir yerde modelciyi bunaltıyor. Her üç tipte de değişik olan burun yapısı yüzünden, kanat hücum kenarından, öne doğru olan bölüm ayrı parça olarak  işlenmiş. Bu iki parça, uygun bir panel çizgisinden birleşmekle birlikte, kanat kökü, (doğal olarak  alt ve üst olarak iki parçadan oluşuyor)  gövde ön ve arka parçalarının  kesiştiği noktayı halletmek oldukça zor.  Hafif de olsa yükseklik farkları var ve fazla miktarda macun ile zımparanın   bölgedeki detaylara etkisi pek hoş değil.  Ayrıca macun ile yüzey eşitlendiğinde, birleşim yerinin denk geldiği panel çizgisi de gidebilir. Bu bölgenin,  yapıştırmadan önce dikkat+sabır ile tesviyesi  ve birleşim noktasının sürekli test edilmesinde yoğun yarar var.

Bu,  özel dikkat isteyen yer dışında detay kalitesi son derece yüksek, ince düşünülmüş ve birbirleri ile uyumu mükemmel parçalardan tatminkar bir model üretmek oldukça kolay.  Örneğin şeffaf parça çerçevesinden düz ve sol panelde açılabilir küçük  pencereli iki çeşit ön cam çıkıyor! Fakat maalesef, ön ve arka olarak iki parçalı dökülmüş kanopi açılır şekilde değil.  Aynı çerçevedeki İngiliz Mustang’larında kullanılan, ortadan akvaryumu andırır “Malcolm Hood” un hareketli bölümü ise,   gövde üstüne oturamayacak kadar kalın.

Ayrı parçalar halindeki  jantları ile  kolaylıkla boyanabilir lastikler de normal ve statik yük altında  ağırlık almış şekilde alternatifli olarak verilmiş. İniş takımı yuvaları, iniş takımları,  uçağın silah yükünü oluşturan  bombalar,  çok detaylı ve genel olarak modelin hiçbir yerinde kalıp atım izi, plastikte çökme gibi kusurlara da rastlanmıyor.

 

Kutudan çıkan parçalar ile, detaylara iyi bir  kuru fırça ve  emniyet kemeri ilavesi ile mükemmel bir kokpit yapmak olası. Kokpit zemini olması gerektiği gibi kavisli. Burada  ek  yakıt sistemini devreye almaya yarayan tertibat bile mevcut.. (gerçekte, kanat üst yüzeyi kokpit zemini oluşturuyor). Modelin sağladığı bu avantajlara rağmen, kokpiti açmayı düşündüğüm için ,“True Details” in kokpit setinin  koltuk, zemin ve gövde yanları gibi parçalarının kullandım. Genel olarak tüm resin parçalar  orijinal parçalardan yararlanarak yapıldığından  ciddi bir uyum sorunu yok. Kokpit zeminindeki hafif kalınlık sorunu dışında  her parça yerli yerine rahatlıkla oturuyor.

Borda panelini de  kutudan çıkan şeffaf parçanın arkasında yapıştırılan ıslak çıkartma ile yapmak çok daha akıllıca. Gösterge camlarının dışında kalan yüzeyi dikkatle boyadığınızda  çok detaylı ve gerçeğe uygun bir parça elde ediyorsunuz.   Nasıl yapılması gerektiğini, modelin bence en zayıf noktasını oluşturan, anlaşılması oldukça zor, grafik anlatım yerine metne kuvvet verilerek hazırlanmış kullanma kılavuzunu dikkatle okuyarak öğrenebilirsiniz.

 

 

Kokpit bittikten sonra, arka iniş takımını (22) ve radyatör arkasındaki eksoz kapağını (32) da gövde yarısına eklemeyi unutmamak gerekli, gövde kapandıktan sonra bunları yerleştirmek olanaksız.  Gövde yarıları ve burun  bölümünün birleşiminde, sırttaki ufak bir macun tedavisi dışında ciddi bir sorun yok. Burun,  üst kısımda olması gerektiği şekilde, geniş karbüratör hava alığı uç parçası ile birlikte üç parçadan oluşuyor. Dikkat edilmesi gereken nokta; hava alığının biraz gerisinde, fazla  havanın çıkışını sağlayan tahliye kapağı, bu  kayar kapak maalesef modelde yok. Çıkış hattının iç kısmında ise kapatılması oldukça zor bir birleşim izi kalıyor. Aklımda bu nokta için çeşitli çözüm  yöntemleri olduğundan macun ile kapatmaya çalışmadım (oraya çok ince styren veya  maske bantından ufak bir kayar kapak yapma sevdasındaydım!) Mateessüf, küçücük aklımla çözdüğüm bu noktada iş fiiliyata gelince kısa kaldı ve rezilliği  ibret-i alem için sizlerle paylaşmakta sakınca görmüyorum.

A36’ya özgü, kanat alt ve  üstünde yer alan son derece detaylı  hava frenleri kanat ile birlikte dökülmüş. Bence ayrı parçalar halinde verilse daha gerçekçi olabilecek bu hava frenlerinin ızgaralarından, kanat içi  görünüyor. Basit bir detay  olmakla birlikte, kanatlara alt ve üst parçalarına içten  birer ufak parça yapıştırarak bu bölümü  kapatmak daha uygun. Kanat alt ve üstlerini kolayca birleştirdikten sonra,  oldukça dikkat gerektiren, yukarıda sözünü ettiğim kanat/gövde birleşimine geliyor sıra. Bu bölümle ilgili tedavi   sürerken, bir yanda  yapım aşamasının sonlarına doğru eklenecek tekerlekler ve pervane grubunun yapımına giriştim.

Daha önce sözünü ettiğim özellikleri nedeniyle rahatça kullanılabilir durumda olmalarına rağmen, gene de  True Details’in   resin tekerleklerini tercih ettim. Bu  uçakla ilgili gördüğüm bütün fotoğraflarda lastik üzerindeki izler çok belirgindi. Sanki kar lastiği takılmış gibi... Lastikleri düz siyaha boyamadım. İtalya'daki yetersiz pistlerden toz toprağın içinden kalkan bu uçakların üstlerine ve gövde altlarına nasıl acımadan eskitme yapıyorsak lastikleri de kurumuş çamur ve toprak renginde olmalıydı. Çeşitli toprak renkleri kullanarak ve özellikle zemine temas eden yerlerde tozu  düşünerek oldukça açık renkler kullanıp  bu etkiyi vermeye çalıştım.

Tekerleklerden sonra ele aldığım bir diğer nokta da pervanelerdi. Kutudan çıkan tek parça dökülmüş üç palli pervane gözüme oldukça kalın göründü. Özellikle pallerin uçları  sandal küreği gibi epey enli. Pervaneyi inceltmek ve pal uçlarının hafifçe sivriltmek çok zor bir iş olmasa da, bir Hasegawa P51D kutusunun içinden, kim bilir hangi tuhaf versiyonu-da üretebilmek amacıyla çıkan (bakmayın, onlarda da var bezirganlık. Sırf bizde üreyen bir mahluk değil, bu bezirgan canlısı sadece onlarınki daha zeki....)  ince  A/B/C pervanesini kullanmaya karar verdim. Tek tek verilen bu palleri poyraya oturtmak fazla güç bir iş değil.

 

Hazır bunlar olurken, bir gayret boyaya başlamaya karar verdim. Karmaşık olmayan, basit boyama şeması benim gibi beceriksiz bir  modelci için bire bir. Kutu içindeki, hangi boyaların kullanılacağını gösterir detaylı tabloda  piyasada bulunabilir markalar numaraları ile gösterilmiş. FS-34087 “Olive Drab” ve FS-36270 “Natural Gray” Yani; renk konusunda geyiğe, dar alanda kısa paslaşmalara, türlü zevzekliğe pek mahal kalmıyor.[1] Burada dikkat edilecek tek husus kanatlara atılan sarı cephe bantlarının gövde boyanıza sıçrayıp zarar vermesini önleyecek önlemler almaktan ibaret. Anglosakson Dünya bu boya sıçrama durumunu “overspray”  şeklinde telaffuz ediyor.  Bantlar ıslak çıkartma olarak verilmiş olsa da, tümü hava frenlerinin ızgaralarına denk geldiğinden, uygulanabilir bir çözüm değil bence.  Zaten kullanma kılavuzunda da, “bu bölümü de ıslak çıkartma olarak verdik ama, boyasanız daha iyi olur”  gibi bir ifade var.

 

Boya işlemini  bitirip, modelin Tamiya XF22 marifeti ile “cillop” gibi yapılmasına geçtim.  Islak çıkartmalar oldukça  kalın,  malzemenin etrafındaki taşıyıcı filmin sınırları da geniş, bu yüzden dikkatli olmak lazım. Tüm dikkate rağmen, maalesef  birkaç yerde, çıkartmanın etrafındaki filmin  yapıştığı yerden pis pis sırıtmasına mani olamadım.   Bu aşamadan sonra klasik; tekrar vernik , yağlıboya, panel aralarını tekrar soldurma, birkaç yerde yüze göze bulaştırıp yeniden boyama aşamaları sonucunda, sanki bir şeye benziyor gibi olduysa da, kanopiyi mutlaka açık yapma saplantısı, ve kutudan çıkan nişangah adı altında çıkan şeyin gerçeği ile ilgisi olmadığını fark edip, yeniden yapmak   yüzünden  modeli bitirmek epey zamanımı aldı.

Model ile birlikte verilen ve ancak kapalı yapmaya imkan veren kanopiden vazgeçip, imkanları esnetme babında, vakuform bir kanopi  ısmarladım.  Genel olarak resin veya  sınırlı üretim enjeksiyon kalıp modellerde kullanılan bu kanopiler genel olarak son derece ince ve şeffaf oluyor. Model üzerindeki yerine oturtabilmek için epey kesip biçmek gerekli. Düzgün kesebilmek için, iç kısma sağlamca bir  destek ve kesme hattını bantla  belirlemek başarı için “anaktar” !   tüm bu hengamede  bana gereken, üste ve yana doğru açılan iki parça idi. Üst parçayı keserken yapılan beceriksizlik o bölümü tamamen kullanılamaz hale getirince, Tolga’dan  Tamiya P51B  kanopisinin ilgili bölümünü zimmetine geçirdim. Onu bilmiyorum, ama ben bu durumdan çok memnunum…

Ufak ama ilgi bekleyen ufak bir bölüm de, sol kanattaki, iki fardan oluşan, nispeten geniş iniş takım lambası yeri. Camını takınca çürük diş gibi görünecekti. Bu kısım da ufak bir tedavi gördü. En son, anteni  de ciddi bir kriz olmadan çekip, kalem ile metal eskitmesi yapıp, artık ufaktan kabak tadı vermeye başlayan bu modeli de  bitmiş modellerin durduğu rafa  gönderdim.

Kaynaklar :

Aircam Aviation Series No.: 5, North American P51B/C Mustang in USAAF Service, Osprey Publications Ltd. England

Phillips G., Greer D., Smith D., Walk Around, Allison Engine Mustangs, Walk Around Number 13, Squadron/Signal Publications Inc., Carrolton TX, USA, 1998

Gunston Bill, Dorr Robert F., North American P-51 Mustang “The Fighter That Won The War” s.56-115, Wings of Fame, Premier  Issue, Volume 1,  Aerospace Publishing Ltd., England, 1995.

İyi Modeller…

Ahmet Dönmez, 2006

 


 

[1] Burada belki de tartışılacak husus, Yapım kılavuzunda FS595a’ya göre FS-34087 olarak verilen “Olive Drab” rengin, Amerikan  endüstrisi tarafından üretilmiş uçakların renklerini standarize etmeye yönelik ve  41 numaralı Amerikan Kara Hava Kuvvetleri bülteninin yerine geçen  28 Eylül 1943 tarihli  ANA-157  bülteninde belirtilen “Olive Drab” a benzeyip, benzemediği… Bay Jerry S. Smith benzemediği  Düşünüyor ... Amerikan Kara Kuvvetlerinin standart kamuflaj rengi olan bu renk, Ordonat T-1213 bülteninde yer alıyor-muş!  Bütün bunlara benim aklım ermediğinden,  boşverip, kutuda yazanıları uyguladım  yine....

 

İlgili kaynaklar : Klaus David H., The IPMS Color Cross-Refence Guide,  Washington, 1991

                            Smith  Jerry  J., ANA Standard Aircraft Colors 1943-1970 Modeler’s Journal Color Chart Supplement C.3, Special 1981 Edition.

Küçük bir not, ya da her neyse : Eylül 1943 den Ekim 1964 ‘ dek çeşitli revizyonlar ile yinelenen (Army-Navy Aeronautical)  ANA Bulletin No.157  16 Nisan 1970 de iptal edilmiş ve renkler FS-595a’ya transfer edilmiş.

 

Bu sayfadaki yazı ve fotografların tüm hakları  www.ozkanturker.com sitesine ve yazarına aittir. İzinsiz kullanılamaz.