İNCELEMELER

www.ozkanturker.com


 

Anasayfa  İncelemeler Menü

Kİt  Avro Lancaster  BI / III
Kit No  61020
Ölçek  1/48
Firma  Tamiya
İnceleme  Tolga Ülgür

 

  Yıllardan 1994.

Istakozlaştırma faaliyetleri henüz başlamamış ancak tohumların serpildiği ve de düzenli olarak sulandığı aşikardı.

Kutuyu vitrinde gördüğümde aklım beyin kıvrımlarımın gevşek kısımlarından bir süreliğine de olsa dışarı sızıp makul süre sonra metazorik geri dönüşünü tamamlama gayretkeşliğindeydi. Gençlik heyecanı olsa gerek. Eh metabolizmaya da henüz güveniyoruz o yıllarda.

Bu Lancaster beni ne kadar da çok etkilemişti böyle. (Acaba baraj yıkan tayyare olarak anılması gizli gizli libidoyu mu tetikliyordu nedir?)

Eve döndüğümde kendimi “alıp da ne yapacağım” tadında yalanlara inanmak istermiş numarası yaparken bulduğumu hatırlıyorum. Eeeh kendim de bu yumuşatılmış yalanlara inanmamıştım ama insanoğlu böyledir bilirsiniz. Bir tür mahkeme gibi; adet yerine bulsun ,önce savunmaya söz verelim ki ileride palavracı şahin demokratların gazabına uğramayalım hesabı. Sonra iddia makamının dediği oluverir.Nitekim oldu da ; karar vermeye çalışırmış  gibi yapıp bir süre “düşünürmüş” ü  oynadıktan sonra , doğruca /  koşa koşa Tamiya San distribütörünün yolunu tuttum. Ve aldım.. oh be!  rahatlamış mıydım ne?

Sevgili İçişleri Bakanım bunu insan hakları kapsamında demokratik bir hak / istek olarak değerlendirmiş (tıpkı Sanskritçe türkü çığırıp piyasaya sunarak parayı batırmak gibi) ve beni desteklemişti de. Ama daha sonra olacakları bilse kim bilir ne yapardı? Zira sonraları yaptığı  mülakat ve söyleşilerde ,bu olaya müdahale etmeyerek stratejik bir hata yaptığını itiraf etmiştir. Çünkü bu tarihten itibaren “Pandora'nın kutusu” açılmıştı . Ve diğer yandan nereden çıktığı belli olmayan diş macununu tüp içine geri sokmak da imkansızdı..Heyhat..! Eh durumu kabullenip bol bol diş fırçalamak! en iyisi bence.; maksat macun ziyan olmasın..

 Eve gelip kutu ve muhteviyatını incelerken sonraki planı da kurgulamaya başladım .Tıpkı “bilmem kaçıncı cumhurcular”ın yaptığı gibi sinsice hazırlık yapılmalıydı. Günün birinde bu modeli bitirsem hiç fena olmayacaktı. İyi güzel de o zamanlar ortaya çıkarabildiğim modellerin durumu “liboş demokratlar” ın mandater fikirlerinden bile değersizdi. Doğru dürüst bir sonuç elde etmek için- kendi açımdan -oldukça çaba harcamak gerektiği kesindi.

Eh bu durumda başlangıcı öncelikle hoşuma giden, kolleksiyonumda bulunmasını arzu ettiğim modelleri toplayarak yaptım. Önceleri çok saf ve masumcaydı ; ancak sonraları-beyazlar yıkandıkça grileşir hesabı- hidroliği dolayısıyla da kontrolü kaybetmeye başladık.

Özetle “yetişkinlik dönemimde modelciliğe geri dönmemin müsebbibi bu kittir sayın hakim” diyebiliriz. (Hayır facebook’a üye olmak istemiyorum, hem de HİÇ..)

Neyse yavaş yavaş kite dönelim isterseniz.

Bu kitin piyasaya ilk çıkış tarihi aslında 1975 yılıdır. Henüz  “MTA Sismik 1 Hora” gemisi meşhur olmadan önce üretildiğini göz önüne alırsak ; zamanının oldukça ileri ve kaliteli bir ürünü olarak kabul edebiliriz bu kiti. Ben o zamanlar ilkokulu henüz bitirmemiş, Matchbox ve Airfix in 1/72 ölçekli modelleri ile amatör alt kümede gevelenen bir ilköğretim çağı insani idim. Memlekette ise “zaman zaman kanamalı” siyasal çatışmalar Atlantik ötesindeki en baba müttefik! münafıklarca yeni yeni tezgahlanıyordu. Bunu takip eden ekonomik sıkıntılı günlerde ise zamanımın bir bölümünü  margarin ve gazyağı kuyruklarında “kuyruk sabit elemanı/kazığı” olarak geçirdiğimden sanırım bu kiti ıskalamışım bir şekilde. Belki de memlekete hiç getirilmedi; ne bileyim.. (onun yerine Hollanda dan margarin ithal edilmiş olabilir pekala)

 

1/48 Tamiya Avro Lancaster 90 lı yıllarda tekrardan piyasaya sürüldü. Elimdeki örnek de bu ikinci sürümden.

Hay Allah,fark ettim ki henüz konuya tam olarak girmeyi başaramamışım . Mil pardon !

Sizleri daha fazla usandırmadan incelemeye başlayalım mı? 

Öncelikle kutu kapağındaki resmi çekici bulduğumu söyleyerek başlamak isterim. Ya resim gerçekten iyi ,ya da nostalji etkisiyle öyle zannediyorum..Artık hangisi olduğuna siz karar verin ..

Şu an piyasada bulunması mümkün olmasa da geçtiğimiz dönem itibariyle piyasaya çıkmış 1/48 ölçekteki tek örneğin Tamiya tarafından üretildiği bilgisini de geçmeden edemeyeceğim. Müessese aynı platformu kullanarak  Dambuster/Grand Slam versiyonunu da çıkartmıştı.

Kapağı açtığımızda karşımıza siyah renkli plastiğe basılmış parçalar çıkmakta.

Vay canına..

İlk dikkat çeken uzun boylu iki adet yarım gövde parçası. Gövde içindeki detaylar zamanına göre hiç fena değil. Gövde yanındaki pencereler için içeriden şeffaf parça bloğunun yapıştırılması istenmekte. Sorun değil hatta makul bile.

Gövdenin ardından en çok yer kaplayan parçalar – Kanatlar - dikkat çekiyor. Toplam dört ana parçadan oluşan kanatların yüzey detaylarını oldukça tatminkar buldum.

Genel olarak sahip olduğu teknolojinin yaşı itibariyle detaylar dışa doğru verilmiş. Ama hiç te rahatsız edici bir hali yok. Özenildiği anlaşılıyor..Plastik yüzeyler gayet temiz ve pürüzsüz görünüyor.

Kanatlardan sonra interland dan fazla uzaklaşmadan motor kaportaları ile de birkaç söz etmekte fayda var.

Dışarıdan bakınca masum görünen bu motor kaporta parçalarının aslında kronik bir oturma sorunu bulunmakta. Bunun dışında da biçim olarak birtakım rahatsızlıklar barındırdığını da okumuştum muhtelif kaynaklarda. Özet olarak kitin en belalı kısmı buralarıdır diyebiliriz.

Ayrıca bu motorlardan 2 tanesi açık olarak yapılabilmekte. Ancak pek yapmak isteyeceğinizi zannetmiyorum. Bence bırakın kaportanın içinde kalsın keretalar.

Bir diğer nokta iniş takım yuvalarının yeterince detaylandırılmamış oluşu. Buralara Kont Eduard’tan ya da varsa başka bir eski komünistten destek almakta fayda var.

İniş takımları derken tekerleklerden bahsetmeden geçmek olmaz .Tekerleklerin her biri sağ sol olarak iki ayrı parçadan oluşmakta. İniş takımlarının alengirli yapısı nedeniyle yapım kılavuzu tekerleklerin önceden takılmasını istiyor.Bu hoşuma gitmedi.

Kutudan çıkan lastikler desenli olanlarından seçilmiş. Sanki hiç “aquaplanning” e girmeyecekmiş havası veriyor.. Aman ne iyi.

Tekrar gövdeye dönelim.

Kokpit elemanları ile gövde içindeki diğer ıvır zıvır (telsizci ,radyatörcü vs) için verilen parçalar üretim dönemi için yeterli görünse de bazı alanlarda desteklenmesi  yerinde olur. Kokpit oluşturacak parça sayısı yaklaşık olarak 25 i bulmakta. Skor fena sayılmaz.

 Ancak dağılım çok dengeli değil. Bazen çok parçalı detay isterisi ortaya çıkarken bazen de minimalist kaygıların iktidarı hoyratça ele geçirmiş olduğuna şahitlik etmekteyiz kokpit mekanında. Mesela pilot koltuğu 7 parçadan mütevellit ki akıllara zarar bir rakam bu. Yine 1975 in şartlarını hatırlamakta fayda var. Japonya yı bilmem ama buralar gayet “Murat 124” günler yaşamaktaydı.

Gösterge tablosunda ise hiç detay yok.Yapım kılavuzu ,düz plastik parçaya ıslak çıkartmayı bas git diye buyuruyor. Tabii o zamanlar bu kadar hassas değil kamuoyu yapıyor da bunu. Ancak siz siz olun burada kesinlikle Eduard ın yardımcı elemanını çağırıverin. (eşşekliğin alemi yoktur)

Pervaneler basit tasarlanmışlar. Paller ve yanında sayın abak şeklinde.

Kutudan çıkan pervane palleri geç dönem Lancaster'lara uygun. Erken dönem bir Lancaster yapmak isterseniz referanslarınızı kontrol ederek gerekirse piyasadan daha sivri uçlu erken dönem olanlarıyla değiştirmelisiniz. Ancak Hendon’da ikamete devam eden meşhur PO-S için kutudan çıkan bu paller uygun ve doğru görünüyorlar.

Şeytan ayrıntıda gizlidir hesabı biraz derinlere dalmakta hayır vardır.

Kutudan erken ve geç dönem Lancaster lar için iki ayrı Pitot tüp çıkmakta. Bunu Tamiya’nın hesabına (artı) puan olarak yazıyorum. Referanslarınıza göre bu parçalardan birini kullanınız.

Aynı şekilde önde gövde yanında yeralan “Rebecca” antenleri de unutulmamış. Bir takdir de kanopi camı yıkayıcılarının kutu muhteviyatında yer almasına sunuyorum.

Biraz da şeffaf parçalar üzerine geyik yapalım.

Kutudan oldukça büyük sayılabilecek bir şeffaf parça çerçevesi çıkmakta. Yaklaşık 40 şeffaf parça yer almakta bu çerçevede.

Parçaların durumu oldukça iyi. Herhangi bir distorsiyona ya da arızaya rastlamadım.

Kanopi camı vs oldukça net bir görüntüye sahip.

Buraları biraz deşelim istiyorum:

-Kanopinin iki yanında yer alan hareketli camlar erken ve geç dönem için ayrı ayrı verilmişler. Hoş ayrıntı ..

-Ancak aynı düşünce ne yazık ki burunda yer alan nişangah cam kısım (ingilizcesi = blister) için uygulanmamış.

Kutudan sadece Mk I de yer alan eski tip parça çıkmakta.(Mk I lerin çoğunun tadil edildiğini unutmayalım) Halbuki PO-S kodlu B I için verilen ıslak çıkartmalar –görev sayısına bakıldığında - 1945 yılına ait . Ve eldeki referans resimlerinden görüldüğü üzere bu dönemde PO-S kodlu BI in  gerek pitot tübü gerekse burundaki cam kısmı yenileriyle değiştirilmiş durumda. O nedenle biraz bonkörlük edip Tamiya San buraya bir de geç dönem burun camı koysaydı kendisini alkışlamaktan imtina etmezdim. O nedenle alkışı – malum sprey marifetiyle- geciktirmeyi  uygun gördüm.

Diğer şeffaf parçalarda kayda değer bir ayrıntıya rastlamadım. Genel olarak iyi durumdalar.

Gövde altında yer alan H2S radom yuvası da şeffaf parçadan üretilmiş ve mevcut haliyle modelcini gözünü okşamakta bir sakınca görmüyor.

Gövde altındaki bomba haznesinin açık olarak yapılma imkanı bulunmakta. Dilerseniz verilen onlarca mühimmatı hazneye yerleştirerek tayyarenin yeni bir göreve gitmeye hazırlandığı hissine kapılmaya çalışmak da mümkün. Huysuz ve problemli tipler ! Siz orasını kapalı yapın gitsin...

Yapım kılavuzu dönemine göre oldukça doyurucu ve açıklayıcı kabul edilebilir. Bazı yapılmış model fotolarıyla desteklenmiş kılavuzda uçakla ilgili bilgiler de verilmiş. Kılavuzun yanında ayrı ve renkli olarak bir boyama şeması da çıkmakta. 

Islak çıkartmalar iki ayrı plakada verilmişler. Klasik Tamiya kalınlığı sanki burada da hissedilmekte.

Ayrıca kitin yattığı süre ve yaş göz önüne alınırsa çıkartmaların bayatlamış olma olasılığına karşı kullanırken dikkatli olunmasında fayda var. Aksi takdirde bir ikinci örneği bulunmayan çıkartmaların ılık su dolu kabın içerisinde parçalanışını izlemek pek hoş bir deneyim olmasa gerek.

Kutudan çıkan çıkartmalarla 3 ayrı Lancaster bitirmek olası. Bunlar;

- 467 nci filoya bağlı Lancaster B1   PO-S

- 106 ncı filoya bağlı Lancaster B1   ZN-Y

-ve 218 nci filoya bağlı Lancaster BIII   XH-L

 Toplam parça sayısı kutuda ya da başka bir yerde yazmadığından ben de buraya yazamıyorum. Muhteviyatı saymak gibi bir delilik de yapmadım açıkcası.

Kit bitirildiğinde 44,1 cm uzunluğa ve 64,8 cm'lik ise kanat genişliğine sahip olmakta. Bu nedenle kite başlamadan ev ahalisi ile anlaşarak belediyeden gerekli izinlerin alınmasında fayda var.

Ufak tefek eksikliğe rağmen piyasadan temin edilecek düzeltme ve güzelleştirme setlerinin katkısıyla esaslı bir sonuç almamak için bir neden yoktur diye düşünüyorum. Tabii söylemesi kolay bakalım iş icraata gelince nelerle karşılaşılacak .

Artık bunca ilgi gösterisinin ardından bu kite başlamanın zamanı yavaştan gelmiştir diye düşünüyorum. Daha da beklersem bakarsınız “kabiliyet” tohuma filan kaçar.

Ne zaman mı? Eh onun zamanlamasına karar verecek kadar da bağımsız ve de özgür olduğumu düşünüyorum. Yakında diyelim. Yoksa bunu da çikolata tenli (sesinin nasıl olduğunu bilemiyoruz henüz) Atlantik ötesi “Pirinç” teyzeye sormamız mı gerekiyor. Hadi canım siz de...Buna ihtiyacı olan “içeriye höt, dışarıya ezik ve minnoş” kişiliklerin kim olduğunu pekala biliyoruz hepimiz. Istakozluğun alemi yok.

Bırakın onlar kendilerini pazarlamaya devam etsinler, tabii hala pazarlayacak bir şeyleri kaldıysa.

 İyi modeller.

 Tolga ÜLGÜR © Kasım 2007

 

Bu sayfadaki yazı ve fotografların tüm hakları  www.ozkanturker.com sitesine ve yazarına aittir. İzinsiz kullanılamaz.